zaman içinde de zaman vardır

meczup dedi, sen gözünü açık kapatıncaya değin nice alemler yaratılmış olur, o yüzden gözün kapalıyken de gözünü açık tut… gözün kapalıyken de gönlünü açık tut…

boş

hayallerimi unuttum, hatırlamam lazım. artık birini uygulamam gerektiği söylendi, düşündüm, hiçbir yok aklımda. garip bir şey bu, hiçbiri yok aklımda…

… sevmeye yazık oy

geçti vakit, sahur yaklaştı, bir açıdan ayrılma vakti, başka bir açıdan başka başka vakitler…

bakma ömrün geçtiğine, geçip giden aldatıcıdır…

rabbim biliyorum
bilmemin faydası yok
yaprak düşerken de ses çıkartır
dalda başka ses
ve ardı arkası olmasa olanın
boğulmazdı nefes…
rabbim korkulu umutlar taşıyorum belim bükük
gönlümde bir darlık ve ferahlık bir kavga
yıpranıyor sözüm ne fayda
bakmak ve görmek arasında kalmış gözüm
kapatınca kapanmıyor ama rüya
rabbim biliyorum bilmemin faydası yok
bilmemenin faydası yok
onun faydası yok bunun yok
ve yok en nihayetinde ben yok

Meczup demişti bir keresinde, tabi ki aşığın kalbi kırılacak, bir kalp kafi sevgililer için. Tabi ki aşığın kalbi kırılacak, duvarları yıkılacak ki alem dolsun içine, sevgiliye böyle sarılacak. Ve tabi ki aşığın kalbi kırılacak, bu hal ile sevgiliye karışacak…

canı cananı kurban eyleyebilsek…


deli masalı

Mecnun kavuşsaydı leyla’ya
Muhakkak kıyamet kopardı
Muhakkak ki bir ceylan
Çölde yiter bir ceylan doğardı
Cennetten kalma ayrılık
Ölümlü dünya ölüsü olur ölürdü
Muhakkak kıyamet mecnun olur
Geceyi sarardı…
Leyla çölün kapısını çaldı. Çölün kapısı ardına kadar açık, mecnun yok. Mecnun gizli, meleklerin dahi göremeyeceği gizlilikte. Leyla seslenir, mecnun nerede, ses yoktur, mecnun duymaz, duymamak için mecnun kendi sesine dahi sağır. Leyla seslenir […]

dikey geçiş sınavı

meczup dedi ki, insanın dışında gördüklerini içinde keşfetmesi inançtır, içinde gördüklerini dışında keşfetmesi iman. insan dışardan başlar görmeye, bir kısmı, içine döner ve hep oradan başlar görmeye… nasıl geçiş yapar bu ikisi arasında diye sordum, önce görerek sonra göz olarak dedi…

divane sansınlar

Geldim geleli daha geçen gün ancak gidebildim meczuba. Uzun zamandır aynı anda onda olamadığımız rind ve çocukta vardı. Köyden bahsettim, gördüklerimizden, yolculuktan, güzellikten v.s. sonra hem eskilerden, artık olmayanlardan bahsettim. Dedemden, nenemden hem annemden, kapanmış olan kapılardan, boşalmış, yıkılmış mekanlardan. Hüzünle gülümsedi meczup, nasibimize ölümlülere evlat, arkadaş, eş, dost v.s. olmak ve ölüm acılarını yaşamak düştü, […]

sessizlik güzelmiş.
gittik, döneli bir kaç gün oldu, neredeyse bir haftayı dolduracak kadar gün, döndük diyesim gelmiyor. döndük ama bir şeyi gittiğimiz yerde bırakmışcasına aklımızın geride kalması gibi geride aklım. temiz hava güzelmiş, soba, çay, kuru ekmek zeytin peynir. meyve güzelmiş, unutmuşuz, su hele, su çok güzelmiş…
sessizlik güzelmiş…
düşündüm, düşünüyorum, neyle ilgili bilmiyorum, emin değilim, buraya eskisi […]

« Previous Entries