bileşenler
Önce ihtimaller terk ediyor insanı…
Uzunca susmak geliyor içimden, susuyorum da. Sonrasında tam olarak başı sonu olmayan kısa cümleler geliyor dilimin ucuna. Dilimin ucu ağırlaşıyor, dengesizleşiyorum ve düşecek gibi oluyorum…
Zamanla kelimeler de kısalıyor. Yada eksiliyor. Kısa olan eksik olan eksik kalanmıdır her zaman bilmiyorum ama, kısa ve eksik kalıyor bir çok şey…
Ben ile başlayan bütün cümleler arızalıdır…
Arızalı cümleleri yamıyorum, kelimelerin sıralamasını en azından şeklen değiştiriyorum. Önce şekil sonra anlam gelir felan deniyor ya. Belki de öyledir.
v.s. v.s.
ben ile başlayan cümlelerde boğulmak… lime lime, yama tutmaz olmuş…
susmak işe yarıyor mu sevgili lao? yoksa o da devrik cümleler kurma isteğinin bir sonucu mu?
ne zaman susmaya niyetlensem, içim bir çocuk ağlamasıyla doluyor. ve ben o çocuğa acıyorum…
selamlar lao. düşündüklerin ve düşündürdüklerin için…
BaHar Aralık 9th, 2009 at 10:25
neyin işe yardığına dair muhtelif hazır cevaplar vardır, illaki vardır. ama hazırda olan her cevap, bir şeyleri dışında bırakarak verilmiştir…
neyin işe yaradığını bilmiyorum, tepkisiz kalıyorum sadece, bazen susturuyor bu hal, sonrasında konuşturabiliyor, müdahale etmemeye çalışıyorum sadece…
lao Aralık 9th, 2009 at 13:04
yazdıklarınızı okuyunca en çok neyi merak ettim; ilginç ve belki dülünç gelecektir size ama: “burcunuzu”
burç yaradılış sırrına işarettir zira. elbet gerçeğine inanana
sır Mart 5th, 2010 at 00:29
dülünç:gülünç demek isterken..
sır Mart 5th, 2010 at 00:29