ân itibariyle
Bir an için sonrasını düşünme dedi meczup. Bir an için, sadece an içinde ol. Öncesi ve sonrasının koca bir aldanış olduğunu gör dedi meczup. Bir an için, bütün bir zaman aralığının aslında bir aralık olmadığını, sadece olduğunu gör. Bütün kaygılardan, endişelerden kurtul. Mümkünse, bir an dahi olsa kendinden kurtul, bir kenara bırak. Bir an için sadece o an içinde ol ki lao, gör, Celaleddin?in dediği gibi, bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerde değildir. Bir an için sonrasını düşünme lao, kaçırmaktan, kaçmaktan korkma, değişmekten, değişmemekten korkma, hepsi de o an’ın içinde, ona muhtaçtır.
Lao dedi Meczup, hayat bir an’dan biraz fazlası olduğu için boşa geçiriyoruz vaktin çoğunu, dikkat et.
Bir an için sonrasını düşünme, hayatı da bir kenara bırak, sonrası gelir sonra zaten…
âh keske..
sina Haziran 16th, 2010 at 19:39
“…kaçırmaktan, kaçmaktan korkma, değişmekten, değişmemekten korkma, hepsi de o an?ın içinde, ona muhtaçtır.”
Meczup ne kadar naif ve içten. Aklıma başka bir meczup u getirdi… sahi benzerler mi birbirlerine bu derece? Çocukluğumun dar sokaklarındaki o turşu satan amcanın, bardakları uzatırken kenarda almadan baktığım anda “sen niye almıyorsun?” sorusuna “çok acı, ağzımda kötü tatlar kalıyor” cevabıma gülerek hatta çılgınca bir kahkahayla verdiği cevap “bir sır vereyim mi prenses, acıyı öğrenmek için az zamanın kaldı” olmuştu.
Korkmuş muydum hatırlamıyorum tam, ne söylediğini anlattığım insanlar onun meczup olduğunu söylemişti. Deli demek o yaştaki bir adama hakaret olurmuş o yüzden öyle diyorlardı, ben de arkasından turşucu amca bağırmak yerine meczup amca diye bağırdım o günden sonra. Tatlı bir tarafı vardı bu nidanın. Kısa süre sonra da öğrendim, haklıymış… Şimdi okuyunca, aynı tadı aldım ben bu yazıdan.
ELİF Ağustos 17th, 2010 at 13:01
güzel amcaymış..
blaog Ağustos 18th, 2010 at 03:14
an içinde an’ın genişlemesi gibi…
kendi gayretimize kalsa başarmanın mümkün olmadığı, O lutfedince an’dan başka herşeyin perdelendiği ve aynı zamanda da görüldüğü güzel bir nasip hali..
ya nasip…
hiç Nisan 12th, 2011 at 10:08