cümle israfı
Gereğinden uzun cümleler kuruyoruz genel olarak. Bir şeyi anlatmak için birçok şeyi anlamından kopartabiliyoruz. Yeterince acıkmadığında ve seçenek çok olduğunda nasıl ki tereddüt ediyorsa insan ne yiyeceğine ilişkin, öyle tereddütler yaşıyoruz düşüncemizi şekillendirirken. Düşünce bir niyeti şekillendirmek içinse hele, şekilsizleştir(ebil)iyoruz.
Hayat tereddütlerle geçirilecek kadar uzun değil, basit de değil. Yine hayat, çok tereddüt etmeye değecek kadar da değil…
Gereğinden uzun cümleler kuruyoruz. Gözlerimizi kaçırıyoruz birbirimizden, kendimizi kendimizden, ve bir çok şeyi ilintili olduğu diğer şeylerden…
Merhaba Lao
Sabah yolda gelirken bunu düşünüyordum tam da. Aklıma bir kaç saat önce kurduğum cümleler geldi. Anlatmak için çırpınıp da anlatamadığım. Aslında anlatmanın gereksizliğini anlamam. İnsanın üstüne bulaşan ve suyla yıkadıkça daha da bulaşan bir parça ziftin hissettirdiği bir his gibi bu.
Tereddütler… Hazır olup gidilen her yerde yaşanabilen gelgitler. Dilin ucuna kadar gelmişleri gerisin geri uzun bir yolculuğa zorlamak… Neden? Korku mu? Emin olmama duygusu mu? Bezginlik mi? Zaman zaman hepsi mi?
Gereğinden uzun cümleler kuruyoruz. Hele de biz bayanlar. Bazen her şeyin suyunu çıkarana kadar konuşuyoruz. Kendimizi kendimizden kaçırma pahasına. Ne kötü!
BaHar Şubat 10th, 2010 at 11:43
ortadaki tek paragraflık cümle üzerine düşünülmesi gereken bir nokta. tespit ve sunuş çok iyi.
ayaküstü Şubat 10th, 2010 at 20:46
eyvallah…
lao Şubat 11th, 2010 at 00:42
hele yazarken, mürekkep bitti derdi de yok, cümleler ne de gereksiz uzuyor.
Ays Şubat 23rd, 2010 at 16:12
dimi
lao Şubat 24th, 2010 at 01:34