zaman içinde de zaman vardır

meczup dedi, sen gözünü açık kapatıncaya değin nice alemler yaratılmış olur, o yüzden gözün kapalıyken de gözünü açık tut… gözün kapalıyken de gönlünü açık tut…

gönül kalk gidelim sılaya doğru…

gidiyorum inşallah. telefonun, internetin, muhtelif iletişim araçlarının olmadığı yere.
dağ, tepe, soba, çay, su…
dönebilirsek, gittiğimiz gibi dönmeme dileği ve duası ile…

ân itibariyle

Bir an için sonrasını düşünme dedi meczup. Bir an için, sadece an içinde ol. Öncesi ve sonrasının koca bir aldanış olduğunu gör dedi meczup. Bir an için, bütün bir zaman aralığının aslında bir aralık olmadığını, sadece olduğunu gör. Bütün kaygılardan, endişelerden kurtul. Mümkünse, bir an dahi olsa kendinden kurtul, bir kenara bırak. Bir an için […]

elimiz tutmaz dilimiz söylemez…


uyumak daha iyidir

Bir damla su ile çölün susuzluğu geçmeyecektir, ama en azından suyun ne olduğunu unutmayacaktır. Öyle işte rabbim, bazen öyle gibi geliyor…
Ağzımda bozulacakmış gibi geliyor kelimeler, son söyleme tarihleri geçiyor diye. Sanki zehirleyecekmişim kendimi… ölümden değil korkum rabbim, bozuk kelimelerle düzgün hesap verememek korkutuyor…
Yağmur yağıyor rabbim, ıslanmıyorum ve suç bende, biliyorum…

ben bilmem rabbim bilir

Keyif almak değil rabbim, biraz nefes. Çokça kurulan hayallerin birazı gerçek olsa mesela. Mesela ademi ilk gördüğümde görememiştim Havvayı, sonra tekrar baktım, ademi göremedim Havva vardı. sonra tekrar tekrar bakınca, daha başka bakışlarla, gözlerle, iç içe görünce anlamıştım. Hem görmenin birazdan fazlasıda anlamaktır, onu da anlamıştım. İşte hayalin tarihi de ademle mi başlar düşüncesi […]

bir de…

meczup demişti bir keresinde, avam nefes alarak hayatta kaldığını düşünür, rahattır, alim ise her nefesle beraber ölüme yaklaştığını da bilir ve dikkatli davranır, korkar. aşık ise her nefesle beraber ölüme yaklaştığını ve aynı zamanda her nefesle beraber bir perdeyi daha aşarak sevgiliye yaklaştığını bilir, ve mutludur…
o yüzden lao diye devam etti meczup,  alimin aşkı eksiktir […]

aklım olaydı da sataydım

Niyet ediyoruz ve araya başka şeyler giriyor ya, garip oluyor. Misal nefes almaya niyet etmişken, hatta amele dönüştürürken aynı anda bir şey yiyince  nasıl ki boğulur gibi oluyorsak, öyle boğulur gibi oluyoruz mu sanki ? ( bu cümleden hem anlam olarak hem yapı olarak emin değilim)
Misal kendimizi iyi durumda hissederken birden iyi durumda olmadığımızı bize […]

Eller buğday, biz saman
Eller yahşi, biz yaman

bir müddet dinlenme ve dinleme vakti…

cümle israfı

Gereğinden uzun cümleler kuruyoruz genel olarak. Bir şeyi anlatmak için birçok şeyi anlamından kopartabiliyoruz. Yeterince acıkmadığında ve seçenek çok olduğunda nasıl ki tereddüt ediyorsa insan ne yiyeceğine ilişkin, öyle tereddütler yaşıyoruz düşüncemizi şekillendirirken. Düşünce bir niyeti şekillendirmek içinse hele, şekilsizleştir(ebil)iyoruz.
 
Hayat tereddütlerle geçirilecek kadar uzun değil, basit de değil. Yine hayat, çok tereddüt etmeye değecek […]

« Previous Entries   Next Entries »