sıra sıra sıralar
Meczup dedi ki, keyifsizken yada kötü hissediyorken, kendinden daha kötüsünü gördüğünde haline şükretmen ve bu vesile ile iyi olduğunu fark etmen iyidir. Daha iyisi, senden daha iyi durumda ki birini görüp onun o hali için ve kendi halin içinde şükretmen ve iyi olmandır…
Böyle dedi, anlatınca. Keyifsizdim. Kötü durumdaydım hatta. Bir ara vapurda, denize baktım, yakındım denize, atlasam dedim. Demedim bile, kelimesiz bir şekilde düşündüm. Gittim, çay içip biraz sohbet ederim belki kendime gelirim diye oturdum. Şikayet edesim vardı, ben başlamadan bir çok konu açıldı. Bir çok kişi ve sıkıntılarından bahsedildi. Özellikle hasta bir bebeğin. Baktım, önümde uzunca bir sıra var, benden daha haklı gerekçeleri olabilecek şikayet etmek için. Çok uzun bir sıra… şükrettim.
Sonra meczup bunları söyledi. Sonrasında da, sıradakileri görüp bir şey yapmadan dönme, sen yapmış olmayacaksın, ama ucundan tut bir şeyler yapılmış olsun dedi…
Yine meczup dedi, hiçbir odun ben yanıyorum diye başka bir odunu yakmaz, kalkıp diğerinin yanına gitmez, ama hiçbir odun yanında duran odunları yakmama gibi bir güce sahiptir değildir…
halimiz böyle işte, derdimizi sevemiyoruz…
eyvallah rabbim başım gözüm üstüne, dilediğinden başkası yoktur bizim için diyemiyoruz.(sözüm kendime)
kendi derdimden başka dert istedim, verilmedi. liyakatsizim demek ki…
sayfanın başındaki hat yazısını okumaya çalışıyorum, buraya geldiğimden beri. hatla uğraşmama rağmen bütününü okumayı beceremedim.rica etsem, ne yazıyor ?
hiç Nisan 12th, 2011 at 14:32
etturuku ilallahi bi adedi nufusul halâik…
allaha ulaşan yollar yaratılmışların nefesi adedincedir
lao Nisan 14th, 2011 at 18:19